📘 KONU BAŞLIKLARIMIZ 📕
Yazılar Yükleniyor...
🎧 MAVİ RADYO İZMİR'İ SAYFADA GEZERKEN DİNLEMEK İÇİN 👉 SAĞDAKİ RADYO DİNLE BUTONUNA TIKLAYIN. 🔐 TARAYICINIZDA POPUP ENGELİNİ KALDIRMAYI UNUTMAYIN! 💏 MÜZİK DOLU KEYİFLİ DİNLEMELER DİLERİZ...
Radyo
RADYO DİNLE
reklam

SAVAŞ

Srebrenitsa ve Savaşın Acısı

Savaş, Ego ve İnsanoğlunun Bitmeyen Hırsı

İnsanoğlu medeniyetinden bu yana bir sebep veya sebebi olmadan birbirleri ile sürekli olarak savaş yapmışlardır. Bu savaşlar her ne için yapılırsa yapılsın hep sonu acı ile bitmiştir. Yani sonuçta kazanan olmamıştır. Sadece zafer kazandığına ve kaybettiğine inanan o savaşın sorumlularıdır. Savaş ne kazanan bir şey getirmiş ne de kaybedene.

Savaşın İzleri

Bu savaşlar sadece iki ülke arasında değil ülkeyi yönetme kavgasına da sıçramıştır. Olay yönetmek gibi olsa da aslında tarafların birbirlerine güç gösterisidir. Adaylar yandaşlarını dolduruşa getirip, yanlış duyumları ile birlikte diğer adaya sanki meydanda olan savaşta olduğu gibi acımasızca saldırırlar. Her zaman savaş hafif başlar daha sonra alabildiğince sertleşir, koyu yaralara sebep verir ama gözü dönmüşlük durmaz artarak devam eder. Bazen öyle bir hal alır ki en sevdiklerinin canının yanmasını gözleri görmez kulakları işitmez. Böyle kişiler için tek sonuç zaferdir gerisi yalnızca ayrıntı ve olması gereken gibi gösterilir.

"İnsanoğlu bir bilinmez anlaşılmaz kendine göre yaşayan, kendi çıkarlarına ters bir durumda saldırmayı en son çare gibi düşünen, keşkeleri bazı zaman yapan bazen de olaylara kader diye yorumlamayı seven garip bir canlıdır."

İşte biz insanlar başka insanları ve hatta kendi yakınlarımızı bile görmezden gelebilecek derecede kendimizi düşünürüz. Her insanın aynı olmadığı gibi her düşüncenin de aynı olmayacağı ortadadır. Belki de yapacaklarımızı çevremizdeki yakınlarımıza ve dostlarımıza danışsak büyük korkutucu olan o savaşlar ortaya çıkmayacak. Gerçi bu da benim şahsi fikrim ama ne derece doğru ne derece yanlış onu bilmiyorum.

Önemli Bir Gerçek: Kendimiz için yaşamayı bırakmak ve çevremizdeki herkes için doğru olanlar ile yolumuza devam etmektir. Bilmediğimiz şeyler için değil, bilmek için çaba göstermediklerimiz için üzülmeliyiz. Bilmekten öğrenmekten kaçtığınız ne varsa o bilgiler için savaşın.
Duygusal Yansıma

Savaş Bir Anlamda Ego Demek midir?

Savaşın anlamı rakibine zarar verip, onun faydalandığı nimetleri ve bir çok güzel işleri ele geçirmektir. Ya diğer taraf? O da önce yerini korumak ile başlayıp, daha sonra intikam duygusunu öne koyup rakibine savaş açması; onu kendi yandığı gibi yakma yıkma sevdasından öte değildir. Her iki durumda da anlaşılıyor ki ülkeyi yönetenlerin şahsi EGO'larının ön planda olmasıdır.

Her iki durumda da önem verilmeyen, dikkate bile alınmayan masum vatandaşlardır. Tabii ki de tek suçlu başımızdakiler değildir. O başımızdakilere çok güvenen masum vatandaşlar da EGO sahibi kişilerin her kararı tek başına vermelerine çanak tutarlar.

"Kafamızı korku kumunun içine sokmuşuz, mabadımızı da ülkeyi yönetenlere emanet etmiş durumdayız."

Bizi yönetenlerin ne yaparsa yapsın her şeyine gözlerimizi kapatmak, "bana dokunmasın da ne olursa olsun" demek, üç maymunu oynamak en kolayıdır belki de.

Sizce Hangisi Daha İyi?

Savaş yapmak mı daha iyi yoksa EGO sahibi bir lidere çanak tutmak mı?

Şunu unutmayın ki; önemli olan savaşı her durumda masumların kazanmasıdır.

Yorum Gönder

0 Yorumlar

reklam
reklamver